Kur’an okumaya yeni başlayanlar, onu hâfızlar gibi güzel okuyamıyorum diye üzülmemelidir. Önemli olan Allah’ın kitabını okuyup öğrenmeye çalışmaktır.

Salı, 09 Temmuz 2019 11:08 tarihinde oluşturuldu
Gösterim: 150
Pin It

Kur’an okumaya yeni başlayanlar, onu hâfızlar gibi güzel okuyamıyorum diye üzülmemelidir. Önemli olan Allah’ın kitabını okuyup öğrenmeye çalışmaktır. Eğer bir mü’min, yüce kitabını kekeleyerek de olsa okumaya gayret ediyorsa, ona iki kat sevap verileceğini Peygamber Efendimiz şöyle müjdelemiştir:

“Kur’an’ı gereği gibi güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli ve itaatkâr meleklerle beraberdir. Kur’an’ı kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye de iki kat sevap vardır” (Buhârî, Tefsîr 80; Müslim, Müsâfirîn 243).

Kur’an okurken onu anlamaya çalışmak da çok önemlidir. Şüphesiz en güzeli, Kur’an’ı okurken, onu anlayacak kadar Kur’an dili bilmektir. Ama bu imkâna herkesin sahip olması mümkün değildir.

Allah’a hamdolsun, bu gün yüce kitabımızın Türkçe mealleri vardır. Bunlardan bazıları, küçük açıklamalarla Kur'ân-ı Kerîm’i anlamayı oldukça kolaylaştırmışlardır. Bir âyeti veya bir sayfayı okuyunca, o kısmın anlamını öğrenmeye çalışmak son derecede lüzumlu ve faydalıdır. Çünkü Yüce Rabbimiz ilâhî kitabını bizim anlamamız ve anladıklarımızı uygulamamız için göndermiştir.

Diğer bir söyleyişle Kur'ân-ı Kerîm, Cenâb-ı Hakk'ın bize gönderdiği bir mektuptur. Herhangi bir tanıdığımızın mektubunu merakla, ilgiyle okuyoruz da, bizi yaratıp şu âleme gönderen Rabbimiz’in mektubunu okumamak kulluğa yakışır mı? Esasen dünya rehberi olan o kıymetli mektubu, hayatımızda bir defa değil, her yıl bir defa okuyup bitirmeye gayret etmeliyiz.

Hayatta hangi işimiz, Rabbimiz’in mektubunu okumaktan daha önemli olabilir? Şimdilik emanetçiliğini yaptığımız, yarın Allah’ın huzuruna çıkarken mirasçılara bırakıp gideceğimiz dünya malı ve meşgalesi mi buna engel oluyor?

Hesabımızı çok iyi ve çok sağlam yapmak durumundayız. Bugün varız, yarın yokuz.

Denize düşen kimseye uzatılan bir ip, bir can simidi onu boğulmaktan nasıl kurtarırsa, Kur'ân-ı Kerîm de, buyruklarına sıkı sıkıya sarıldığımız takdirde bizi dünya denizinde boğulmaktan kurtaracaktır. Çağımızın hastalıklarıyla pençeleşen gönüllerimize ilâhî bir şifa sunacaktır.

Allah’ın kitabı, âhiretin o korkunç karanlığında, dünyada kendisini ellerinden düşürmeyenlerin elinden tutacak, onlara şefaat edecektir.

Kur’an’ın elinden tuttuğu insan, onun rehberliği sayesinde cennetin en yüce makamlarına kolayca ulaşacaktır. (Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Altınoluk Dergisi Haziran-2003)